okuyorsunuz...
Reel Sektor, Riskin Olculmesi

RAROC, Riske Göre Düzeltilmiş Performans Değerlendirilmesi


Şirketlerin finansal performansının ölçülmesinde kullanılan Öz sermaye getiri oranı (ROE) eksik bilgi içermesinden dolayı analizi yapanı yanıltabilmektedir. Burada eksik bilgi söz konusu finansal oranın şirketin maruz kaldığı riskleri içermemesinden kaynaklanmaktadır. Şirketin hangi riskleri alarak söz konusu getiriyi elde ettiği konusunda bilgi sahibi olmak şirket yönetimi açısından artık günümüz koşullarında vazgeçilmez bir analiz yöntemi olmalıdır.

Söz konusu rasyo daha önce de ifade edildiği gibi herhangi bir şekilde şirketin maruz kaldığı riski içermemektedir. Eğer şirket farklı iş kolları veya farklı projeler  arasında tercih yapacak ve yapılan yatırımların performansını ölçecek ise söz konusu rasyo maalesef yeterli olmayacaktır.

Çok başit bir örnek verelim, bir yatırımcı iki yatırım (A ve B) tercihi arasında karar verecektir. A yatırımının   beklenen getirisi 10%, B yatırımının   beklenen getirisi 12% olur ise yatırımcı kesinlikle B yatırımını tercih edecektir. B yatırımının  ROE değeri A yatırımından daha yüksektir. Diğer taraftan A yatırımının  standart sapması 15% ve B yatırımının  standart sapması 20% olsun. Dolayısıyla B yatırımının  karlılığının yanında riski de daha yüksektir. Bu durumda doğru analiz, birim risk başına getirinin hesaplanarak karar verilmesidir.

 A yatırımının   birim risk başına getirisi 10%/15%=0.7 olacaktır. B yatırımının  birim risk başına getirisi ise 12%/20%=0.6 olacaktır. Risk bakış açısı ile birim risk başına getirisi daha yüksek olan yatırımın tercih edilmesi gerekmektedir. Başka bir deyisle, ilk analizin aksine A yatırımının   tercih edilmesi gerekmektedir. Burada risk ölçütü olarak standart sapmayı kullandık. Ancak bu gibi performans değerlendirmelerinde risk hesaplamalarında kullanılan VaR veya CFaR değerlerinin kullanılması daha doğru olacaktır. Bu da bizi RAROC performans değerlendirme kavramına götürmektedir.

Şirketin iş kolunda elde edilen getiri ile maruz kalınan risk karşılaştırılmalı ve mevcut risk seviyesinde elde edilen getirinin ne kadar tatmin edici olup olmadığına karar verilmelidir. Sadece ROE değerine bakarak karar almak şirketlerin mevcut riskleri göz ardı ederek eksik veya yanlış karar almalarına neden olabilir.

 Şirketin sadece finansal risklere maruz kaldığını varsayımı altında şirketin belirli bir dönem için hesapladığı VaR veya CFaR değeri o dönem için şirketin sahip olması gereken ekonomik sermayeyi ifade etmektedir. Ekonomik sermaye, şirketin varlığını sürdürebilmesi için söz konusu yatırımdan dolayı maruz kalabileceği beklenmeyen kayıpları telafi edebilecek sermaye miktarını ifade etmektedir. Dolayısıyla, şirketin yaptığı yatırımın riskine göre şirketin bulundurması gereken sermaye miktarı da farklılık gösterecektir. Riskli yatırımlarda olası kayıplar daha büyük olacağı için daha çok sermayenin bulundurulması önerilmektedir. Dolayısıyla öz sermaye başına getiriyi hesaplayan ROE rasyosu yerine ekonomik sermaye başına riske göre düzeltimiş getiriyi hesaplayan RAROC rasyosunu kullanmak günümüz dünyasında daha geçerli olan bir yaklaşımdır diyebiliriz.

Bu durumda yukarıdaki RAROC formülüne göre şirketin maruz kaldığı riske göre tutmak zorunda olduğu sermaye başına elde edilecek beklenen getiri şirketin yatırımları arasında tercih yapmasını kolaylaştıracaktır. Aynı şekilde geriye dönük olarak da elde edilen getiri ile maruz kalınmış risk değerleri modele konularak belirli bir dönem için şirketin maruz kaldığı risk ile elde ettiği getiri karşılaştırılarak şirketin finansal performansı daha doğru bir şekilde analiz edilmiş olunacaktır.

 Yukarıdaki modeli bir örnek ile açıklayalım. Bir şirket 1400 TL ye mal ettiği bir malı 1 ay vadeli olacak şekilde 1000 ABD dolarından yurt dışına pazarlamaktadır. Kurun değeri şuan için 1.5 TL/USD dir. Yapılan analiz ile CFaR değerinin yani riskin 200 TL olduğunu düşünelim. Başka bir deyişle, bu yatırım için şirketin tutmak zorunda olduğu ekonomik sermaye 200 TL’dir denilebilir. Şirketin malı sattığı firmanın yükümlülüğünü yerine getirememe (default) olasılığının %5 olduğunu varsayımı altında beklenen kayip 1000*1.5*(5%)=75 olacaktır. Bu durumda birim risk başına beklenen getiri aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır.

Örneğin bir holding şirketinin bir çok farklı endüstrilerde faaliyet gösteren şirketleri var ise her bir şirketin finansal performansını yukarıdaki modelle hesaplayıp şirket performansları karşılaştırılabilir. Veya farklı iş kollarında faaliyet gösteren bir şirketin söz konusu farklı yatırımları analiz etmesi bu yöntem ile daha tutarlı ve doğru olacaktır.

Reklamlar

About Gunes Sari

Güneş Sarı, 2007 yılından itibaren Finansal kuruluşlarda Basel II, kredi riski, ve piyasa riski; finansal olmayan kuruluşlarda döviz kuru riski, faiz riski, emtia ve likidite riski konularını içeren çeşitli danışmanlık projelerinde görev almaktadır. Lisans diplomasını Yıldız Teknik Üniversitesi Iktisat Falkütesinde ekonomi alanında alan Güneş, yüksek lisans ögrenimini İsveç Goteborg Üniversitesinde Finans ve Endüstri Ekonomisi alanında tamamlamıştır. Güneş, PwC New York ofisinde Risk Assurance bölümünde çalıştıktan sonra Türkiye'de Doğuş Holding A.Ş'de Risk Yönetiminden sorumlu Müdür Yrd. olarak çalışma hayatını sürdürmektedir. Finansal risk yönetimi üzerine uzmanlığı bulunan Güneş, GARP (Global Association of Risk Professionals) tarafından verilen FRM (Financial Risk Management) sertifikasına sahiptir.

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Tum Yazilarim

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: